G-0CHRDEYELX
Yaz mevsimiyle birlikte hava sıcaklıkları yeniden yükseldi. Hepimiz serinlemek için sahillere, mesire alanlarına ve doğayla iç içe noktalara yöneliyoruz. Bu noktada Körfez ilçesi, sahip olduğu sahil şeridi ve yeşil alanlarıyla gerçekten büyük bir değere sahip. Ancak bu güzellikleri korumak da hepimizin ortak sorumluluğu.
Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin birçok noktasında çıkan orman yangınları hepimizin yüreğini yaktı. Kocaeli ve Körfez'de de farklı bölgelerde çıkan yangınlarda ormanlık alanlar zarar gördü. Bu yıl da yaz mevsimine yangın haberleriyle başladık. Neyse ki ekiplerin hızlı ve koordineli müdahaleleri sayesinde birçok olay büyümeden kontrol altına alındı.
Ancak geçtiğimiz günlerde yaşanan bir yangın, hepimizi farklı bir acıyla karşı karşıya bıraktı.
Derince ile Körfez sınırında bulunan boya fabrikasında çıkan yangında 26 yaşındaki Samet Sarıkaya yaşamını yitirdi. Saatler süren söndürme çalışmalarının ardından genç işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.
Soruşturma sonuçlanmadan ihmal ya da sorumluluk konusunda hüküm vermek doğru olmaz. Resmî makamların yürüteceği inceleme gerçeği ortaya çıkaracaktır. Ancak kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Samet'in, arkadaşlarının dışarı çıkması yönündeki uyarılarına rağmen içeride kalarak yangına müdahale etmeye çalıştığı ifade ediliyor. Eğer bu doğruysa, belki de bir iş arkadaşını, iş yerini ya da daha büyük bir felaketi önlemek istedi. Ne yazık ki bu cesaretin bedeli kendi hayatı oldu.
Bu olay bize bir kez daha gösterdi ki yangın, saniyeler içinde kontrol edilemez hale gelebiliyor. Bir kıvılcım bazen bir fabrikayı, bazen bir ormanı, bazen de bir insanın hayatını alıp götürüyor.
Bugün ormanlık alanlarda ateş yakılması yasak. Bu yasak, vatandaşları cezalandırmak için değil; hepimizin geleceğini korumak için uygulanıyor. Piknik ateşi, söndürülmeden bırakılan mangal közü, izmarit ya da cam şişelerin oluşturduğu mercek etkisi bile büyük felaketlere neden olabiliyor.
Doğaya bıraktığımız her çöp, sadece çevre kirliliği oluşturmuyor; aynı zamanda yangın riskini de artırıyor. Gittiğimiz alanları temiz bırakmak, ateş yakmamak ve en küçük dumanı bile 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmek hepimizin vatandaşlık görevi.
Unutmayalım; yanan sadece ağaçlar olmuyor. İçinde yaşayan canlılar, yılların emeği, doğal yaşam ve bazen de insan hayatı geri dönülmez şekilde yok oluyor.
Bu yaz daha dikkatli olalım.
Çünkü bir kıvılcım, sadece ormanı değil; bir ailenin geleceğini, bir annenin evladını, bir çocuğun babasını da elinden alabiliyor.
Doğayı korumak sadece kurumların değil, hepimizin sorumluluğudur.
Yorumlar