G-0CHRDEYELX
17 Ağustos 1999… Saat 03.02.
Kimi için bir gecenin ortasıydı, kimi için uykunun en derin anı…
Kocaeli’de, Gölcük’te ve Marmara’nın dört bir yanında insanlar o gece ne olduğunu anlamaya çalışırken, yer 45 saniye boyunca sarsıldı.
Sadece 45 saniye…
Ama o 45 saniye, binlerce insanın hayatını sonsuza kadar değiştirdi.
Evinden çıkamayanlar, enkaz altında kalanlar, sevdiklerini son kez görenler, bir daha hiç göremeyenler…
Anne babasını kaybeden çocuklar, evladını kaybeden anneler, eşini kaybeden insanlar…
Ve aradan tam 27 yıl geçti.
Şehirler yeniden kuruldu. Binalar yükseldi. Sokaklar değişti. Hayatlar devam etti.
Ama bazı insanlar için zaman hiç ilerlemedi.
Çünkü kaybettikleri insanların acısı hâlâ ilk günkü gibi.
Belki bir mezar taşına dokunarak, belki yıllardır saklanan bir fotoğrafa bakarak, belki de her 17 Ağustos gecesi saat 03.02’de aynı soruyu sorarak geçiriyorlar bu günü:
“Neden?”
Daha da acısı var…
Aradan 27 yıl geçmesine rağmen o geceden sonra kendisinden bir daha haber alınamayan, akıbeti kesin olarak bilinmeyen insanlar ve onları beklemekten vazgeçmeyen aileler var.
Bizler bugün 17 Ağustos’u yalnızca bir deprem olarak hatırlamamalıyız.
Çünkü 17 Ağustos, bize deprem gerçeğini, yapı güvenliğini, ihmallerin bedelini ve hazırlıklı olmanın ne kadar hayati olduğunu hatırlatıyor.
Depremi durduramayız.
Ama depremin canlarımızı almasını önlemek için elimizden geleni yapmak zorundayız.
Bugün Kocaeli sokaklarında yürürken, yükselen binalara bakarken, yeni yapılan her yapıyı görürken bir şeyi unutmamalıyız:
Bir bina sadece beton ve demirden ibaret değildir.
O binanın içinde bir aile vardır.
Bir anne vardır.
Bir baba vardır.
Bir çocuk vardır.
Bir hayat vardır.
Bu yüzden 17 Ağustos’un bize bıraktığı en büyük sorumluluk, unutmamak ve unutturmamaktır.
Çünkü unutursak aynı hataları yeniden yapabiliriz.
Saat 03.02 olduğunda belki şehir yine sessizleşecek.
Ama o sessizliğin içinde 27 yıl önce kaybettiğimiz insanların sesini hatırlayacağız.
Gölcük’te, Kocaeli’de, Yalova’da, Sakarya’da, İstanbul’da ve Marmara’nın dört bir yanında hayatını kaybeden binlerce insanı…
Yarım kalan hayatları…
Bekleyen aileleri…
Ve 45 saniyede değişen bir ülkenin hikâyesini…
17 Ağustos 1999’u unutmadık.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmet, saygı ve dualarla anıyoruz.
Allah şehrimize, ülkemize ve milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın.
Saat 03.02…
Sadece 45 saniye…
Ama 27 yıldır dinmeyen bir acı.
Yorumlar