G-0CHRDEYELX
İnternet artık bir lüks değil; eğitimin, işin, iletişimin ve günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası. Buna rağmen Kocaeli'nin birçok noktasında, özellikle de Körfez'de yaşayan vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri ne yazık ki aynı: Sürekli kopan internet bağlantıları ve vaat edilen hızlara ulaşılamaması.
İnternet artık bir lüks değil; eğitimin, işin, iletişimin ve günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası. Buna rağmen Kocaeli'nin birçok noktasında, özellikle de Körfez'de yaşayan vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri ne yazık ki aynı: Sürekli kopan internet bağlantıları ve vaat edilen hızlara ulaşılamaması.
Nereye gitsem aynı cümleyi duyuyorum:
"İnternet yine kesildi."
Bu artık birkaç kişinin yaşadığı bireysel bir sorun olmaktan çıktı. Gün içinde defalarca bağlantının kopması, hızın ciddi şekilde düşmesi ve saatler süren arızalar, binlerce insanın ortak problemi haline geldi.
Ben de bu mağduriyeti yaşayanlardan biriyim.
Kullandığım paket sözde 1000 Mbps. Reklamlarda anlatılan hız bu. Ancak günlük kullanımda çoğu zaman 20 Mbps'yi bile göremiyorum. Üstelik bağlantı sürekli kopuyor. Firmayı aradığınızda ise karşınıza teknik terimlerle dolu açıklamalar çıkıyor. "Hattınızın yüzde 96'sını kullanıyorsunuz." deniliyor ama sonuç değişmiyor. Kâğıt üzerinde her şey mükemmel, gerçek hayatta ise internet çalışmıyor.
İşin en düşündürücü tarafı ise şu...
Bu hizmetler için insanlar her ay ciddi faturalar ödüyor. Yıl sonunda ortaya çıkan rakamlar küçümsenecek gibi değil. Buna rağmen alınan hizmet, ödenen bedelin karşılığını vermiyor.
Dünyanın birçok ülkesinde insanlar hızlı ve kesintisiz internete ulaşabilirken, biz hem yüksek ücret ödüyor hem de sürekli sorun yaşıyoruz. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde hâlâ bağlantı kopmalarını konuşuyor olmamız gerçekten üzücü.
Bu durum özellikle evden çalışanlar, öğrenciler, esnaf ve internet üzerinden iş yapan herkes için büyük mağduriyet oluşturuyor. Bir toplantının ortasında bağlantınız kesiliyor, online sınava giren öğrencinin interneti gidiyor, dosya yüklerken saatler kaybediyorsunuz. Bunlar artık küçük aksaklıklar değil; insanların hayatını ve gelirini etkileyen ciddi problemler.
Sorunun sadece hız olmadığını gösteren başka bir örnek daha paylaşmak istiyorum.
Evimizin hemen karşısında bir internet altyapı kutusu bulunuyor. Yaklaşık bir yıldır kapağı açık. İçine yağmur giriyor, kedi giriyor, fare giriyor... Her fırsatta arıza oluşuyor. Defalarca bildirilmesine rağmen gelen giden yok. Bir kutunun kapağını kapatamayan anlayışın, milyonlarca insana kaliteli internet hizmeti sunmasını beklemek ne kadar gerçekçi?
Aslında mesele yalnızca internet değil.
Bu biraz da zihniyet meselesi.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yıllar önce söylediği "Önce Ahlak ve Maneviyat" sözü bugün hâlâ çok anlamlı. Çünkü yapılan işte sorumluluk ve vicdan olmadığında, verilen hizmet sadece faturadan ibaret kalıyor. İnsan yaptığı işi severse, hizmet ettiği milleti önemserse, eksik gördüğünü düzeltmek için çaba gösterir.
Bugün ise çoğu vatandaşın hissettiği duygu şu:
"Fatura her ay düzenli geliyor ama hizmet aynı düzenlilikte gelmiyor."
Artık bu konuda daha ciddi adımlar atılması gerekiyor. İlgili kurumlar denetimlerini artırmalı, altyapı yatırımları hızlandırılmalı ve internet sağlayıcıları verdikleri sözlerin arkasında durmalıdır. Reklamlarda vaat edilen hız ile vatandaşın evinde aldığı hizmet arasında bu kadar büyük fark olmamalı.
Çünkü internet artık bir ayrıcalık değil, temel bir ihtiyaçtır.
Bizler lüks istemiyoruz.
Sadece ödediğimiz paranın karşılığını almak istiyoruz.
Umarım bu satırlar, aynı sorunları yaşayan binlerce insanın sesi olur ve yetkililerin dikkatini çeker.
Kalın sağlıcakla...
Yorumlar